Bazı hikâyeler laboratuvar tozunda, çamurun içinde, üretim bandının gürültüsünde şekillenir.
Reçetelerle, sırlarla, denemelerle… Sabırla ve tekrar tekrar.
Bugün vitrifiye, porselen, izolatör ve havuz seramikleri sektörlerinde yerli makinelerle söz sahibi olan; “seramiğin olduğu her yerdeyiz” diyebilen bir yapıdan söz ediyoruz. Bu başarı hikâyesinin merkezinde emek var, insan var, deneyim var. Ve en önemlisi: işini gerçekten aşkla yapmak var.
Şubat sayımızın İşini Aşkla Yapanlar dosyasında, Ersel ile seramiğin içinden gelen bu uzun ve sahici yolculuğu konuştuk.
Önce sizi tanıyalım. Ersel kimdir?
1996’da seramik eğitimiyle başlayan yolculuğum, mezuniyetin ardından Dumlupınar Üniversitesi ve Eczacıbaşı Vitra’nın Bozüyük tesislerinde iş hayatına adım atmamla devam etti. Askerlikten sonra Toprak Seramik’te uzun yıllar AR-GE laboratuvarında çalıştım.
Zamanla üretim şefliği, müdürlük ve genel müdürlük görevleri üstlendim. Yurt dışında, Tunus’ta üç yıl boyunca bir seramik fabrikasında CEO olarak görev yaptım. Toplamda 28 yıllık sektör deneyiminin ardından, kendi işimizi kurma fikri olgunlaştı ve Esse Seramik Makineleri doğdu. Ardından vitrifiyede İdea Seramik, kalıp tarafında Esse Kalıp ile birlikte bugün dört şirkete ulaşan bir yapı ortaya çıktı.

Bugün kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz?
Esse Seramik Makineleri’nde 14 kişi, Esse Kalıp’ta 8 kişi, Bozüyük’teki İdea Seramik’te 90 kişi, Eskişehir’deki İdea Seramik’te ise 110 kişiyle çalışıyoruz. Beyaz yaka dahil oldukça büyük ve dinamik bir ekipten söz ediyoruz.
İşçilikten işverenliğe geçmek nasıl bir duygu?
Her iki tarafı da yaşamış olmak büyük bir avantaj. İşçinin ne hissettiğini de biliyorum, işverenin neyle mücadele ettiğini de. Bu bazen zorlayıcı olabiliyor; çünkü sert kararlar almanız gereken anlarda duygusal kalabiliyorsunuz. Ama uzun vadede ekibinizle aynı dili konuşabilmek, aynı yöne bakabilmek çok büyük bir güç. Bizim sektörde insan en kıymetli şey. 15–20 yıldır aynı ekiple çalışıyor olmamız da bunun en somut göstergesi.

Esse Seramik Makineleri nasıl ortaya çıktı?
Esse Seramik, yurt dışından döndükten sonra iki arkadaşımla birlikte kurduğumuz ilk şirketimiz. Kuruluş tarihi 2.2.2022.
İlk yıl hedefimiz sadece bir ya da iki makine yapabilmekti. Bugün geldiğimiz noktada 25’ten fazla makine ürettik, 13 farklı firmaya hizmet verdik ve dört ayrı sektöre hitap ediyoruz. Makine sektöründe bu, kısa sürede ciddi bir yol almak anlamına geliyor.
Ne tür makineler üretiyorsunuz?
Vitrifiye, porselen, izolatör ve havuz seramikleri için basınçlı makineler üretiyoruz.
Örneğin porselende en zor işlerden biri kulplu ürünlerdir. Fincanın kulbuyla birlikte tek parça hâlinde çıkması oldukça zordur. Bu alanda özel makineler geliştirdik. Normalde tek tek üretilen ürünleri, aynı anda altı adet çıkarabilir hâle geldik. Bu da hem işçiliği hem de fire oranını ciddi biçimde düşürdü.

Basınçlı sistem neden bu kadar önemli?
Basınçlı sistem, daha katma değerli ve zor formların üretimini mümkün kılıyor. Alçıyla bir ürünü günde bir kez alabilirken, basınçlı sistemle üç dakikada bir ürün alabiliyorsunuz. Bu hem zaman, hem enerji, hem de çevre açısından büyük bir avantaj. Ayrıca alçı atığı olmadığı için daha doğa dostu bir üretim süreci ortaya çıkıyor.
Yerli makine üretmek sektör için ne ifade ediyor?
Uzun yıllar bu sektör İtalyan makinelerine bağımlıydı. Son yıllarda Türkiye bu alanda ciddi bir atılım yaptı.
Biz de porselen sektöründe makine üreten ilk Türk firması olmanın gururunu yaşıyoruz. Tasarımı, yazılımı ve üretimi tamamen yerli olan makinelerle hem maliyeti düşürdük hem de teknik desteği daha ulaşılabilir hâle getirdik.
Satış sonrası destek nasıl ilerliyor?
Biz anahtar teslim çalışıyoruz. Makineyi kurduktan sonra yaklaşık 15 gün fabrikanın içinde kalıyor, üretimi birlikte başlatıyoruz. Uzaktan müdahale sistemlerimiz sayesinde makine durmadan sorunlara hızlıca çözüm üretebiliyoruz. Eğitim ve teknik destek, bizim için işin ayrılmaz bir parçası.
Son olarak… Bugün geriye dönüp baktığınızda bu başarıyı nasıl tanımlarsınız?
Bu bir tesadüf değil; yıllar boyunca biriken emeğin, sabrın ve doğru insanlarla aynı yolda yürümenin sonucu. Hiçbir zaman sadece makine üretmeyi hedeflemedik. Öğrendiklerimizi paylaşmayı, sektörü birlikte büyütmeyi seçtik. Çünkü gerçek başarı, yalnızca büyümek değil; bildiğini paylaşarak iz bırakabilmek.









