Kediler, dünyayı kendi kurallarıyla algılayan; güvene, rutine ve tanıdık kokulara derinden bağlı canlılardır. Yaşadıkları mekân, onlar için kontrol duygusunun ve huzurun karşılığıdır. Bu nedenle kısa süreli ayrılıklar bile hem kediler hem de sahipleri için düşündüğümüzden çok daha hassas bir sürece dönüşebiliyor.
Son zamanlarda daha sık duymaya başladığımız kedi oteli kavramı da tam bu ihtiyaçtan doğuyor. Seyahatler, taşınmalar ya da beklenmedik durumlar karşısında “Kedimi kime emanet edeceğim?” sorusu artık daha yüksek sesle soruluyor. Peki bu yeni alan gerçekten kedilerin ihtiyaçlarına cevap verebiliyor mu? Eskişehir’de bu alanda öncü adımlar atan Veteriner Hekim Gülümse Sevinç, kedi otellerine neden ihtiyaç duyulduğunu, bu işi nasıl tanımladığını ve kedilerle kurduğu bağı samimi bir dille anlatıyor.

Kedi oteli kavramı çoğu kişi için hâlâ yeni.
Bu işe başlarken, aslında bir ihtiyacı mı karşıladığınızı yoksa henüz fark edilmemiş bir boşluğu mu doldurduğunuzu düşünüyordunuz?
Aslında ikisi de diyebiliriz. Kedi sahiplerinin seyahat, taşınma ya da beklenmedik durumlarda akıllarına ilk gelen sorunun “Kedimi kime emanet edeceğim?” olduğunu çok sık gözlemliyorduk. Ancak bu ihtiyaç çoğu zaman yeterince dile getirilmiyor; genellikle komşulardan ricada bulunuluyor ya da kediler birkaç günlüğüne evde yalnız bırakılıyordu.
Biz bu işe başlarken, var olan ama adı tam konmamış bu boşluğu fark ettik. Kedilerin doğasına, alışkanlıklarına ve hassasiyetlerine gerçekten uygun; güven veren, bilinçli ve profesyonel bir çözüm üretilebileceğimize inanıyorduk. Amacımız yalnızca bir ihtiyaç karşılamak değil, kedi sahiplerinin içinin rahat edeceği, kedilerin ise kendilerini güvende hissedeceği bir alan yaratmaktı.

Kediler için “evden uzak kalmak” ne anlama geliyor?
Sizce bir kediyi en çok zorlayan şey mekân değişikliği mi, rutinin bozulması mı, yoksa sahibinden ayrı kalmak mı?
Kediler için ev, güvenli alan, tanıdık kokular, rutin ve kontrol duygusu demektir. Bu nedenle evden uzak kalmak, çoğu kedi için küçük ama etkili bir stres kaynağına dönüşebilir.
Bu süreçte en zorlayıcı unsur genellikle rutinin bozulmasıdır. Mekân değişikliği ve sahibinden ayrı kalmak elbette etkilidir; ancak günlük düzen mümkün olduğunca korunabildiğinde, kedilerin yeni ortama çok daha hızlı ve sakin bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Aslında kediler için en büyük konfor, her şeyin tanıdık bir ritimle devam etmesidir.

Bir kedi otelinde ilk birkaç saat çok belirleyici olur.
Otele yeni gelen bir kedinin durumunu anlamak için en çok hangi işaretlere dikkat ediyorsunuz?
İlk olarak kedinin saklanma ihtiyacına, vücut diline ve çevreyle kurduğu mesafeye dikkat ediyoruz. Göz bebeklerinin durumu, kulakların pozisyonu, tüylerin kabarması ya da tamamen içine kapanma gibi tepkiler bize çok şey anlatır.
Bunun yanında tuvalet alışkanlığı ve iştah, özellikle ilk saatlerde oldukça önemli sinyaller verir. Çünkü her kedi farklıdır; bazıları bulunduğu ortamı hemen keşfetmeye başlarken, bazıları yalnızca izlemeyi tercih eder. Bizim görevimiz ise bu sinyalleri doğru okumak, kediyi zorlamadan, onun temposuna ve ihtiyaçlarına göre yaklaşmaktır.

Kedi sahiplerinin beklentileri ile kedilerin gerçek ihtiyaçları her zaman örtüşüyor mu?
Bu ikisi çatıştığında, sizin için öncelik nerede duruyor?x
Her zaman örtüşmeyebiliyor. Kedi sahipleri çoğu zaman kedilerinin sürekli sevilmesini, kucakta tutulmasını ya da ilgi görmesini isteyebiliyor. Oysa bazı kediler için en büyük ihtiyaç, yalnız bırakılmak ve kontrol duygusunu korumaktır.
Bu gibi durumlarda önceliğimiz her zaman kedinin psikolojik ve fiziksel iyiliği oluyor. Bunu sahiplerle açık ve şeffaf bir şekilde paylaşmak ise kurduğumuz güven ilişkisinin önemli bir parçası. Gün içinde kısa bir video kaydı göndererek hem kedinin durumunu gösteriyor hem de sahiplerin içinin rahat etmesini sağlıyoruz.

Bu işi dışarıdan bakanlar genellikle “keyifli” ya da “rahat” olarak hayal ediyor.
Oysa kedi oteli işletmenin duygusal olarak en zor tarafı sizce nedir?
En zor taraf, stres yaşayan ya da uyum sağlamakta zorlanan bir kediyi görmek. Onun dilini çözmeye çalışırken, bazen insan kendini çaresiz hissedebiliyor. Bunun yanında, sahiplerin kaygılarını da yönetmek gerekiyor.
Hem kedinin hem de sahibinin duygusal yükünü aynı anda taşımak, bu işin çoğu zaman görünmeyen ama en ağır kısmı. Çünkü burada yalnızca bakım değil; empati, sabır ve güven inşa etmek de var.

İyi bir kedi otelini sıradan bir barınma alanından ayıran temel farklar neler?
Bir kedinin burada gerçekten “iyi” olduğunu size hissettiren detaylar hangileri?
İyi bir kedi otelinde bireysel alan, sessizlik, temizlik ve düzenli sağlık kontrolleri büyük önem taşır. Kedinin saklanabileceği, yüksek alanlara çıkabileceği ve kendi temposunda hareket edebileceği bir ortam mutlaka olmalıdır.
Bir kedinin burada “iyi” olduğunu ise; rahatça uyumasından, kendini temizlemesinden, oyun oynamaya ya da çevreyi keşfetmeye istekli olmasından anlayabiliriz. En güzel ve en güven veren işaret ise, bizi gördüğünde kaçmak yerine sakin kalmasıdır.

Eskişehir’de bu alanda öncü olmanın getirdiği sorumluluk sizce nedir?
‘İlk’ olmanın size yüklediği bir standart ya da etik çizgi var mı?
Öncü olmak, bir hizmet sunmanın yanısıra doğru bir algı inşa etmekte demektir. Bu nedenle şeffaflık, hijyen, hayvan refahı ve etik yaklaşım bizim için vazgeçilmez değerler arasında yer alıyor.
İlk olmanın getirdiği en büyük sorumluluk ise bu işi doğru yaparak, sonrasında gelecekler için güvenilir ve örnek bir zemin bırakmak. Biz de attığımız her adımda bunun bilinciyle hareket ediyoruz.

Bugün geriye dönüp baktığınızda,
“Bu işi yapmamızın asıl sebebi buydu” dediğiniz tek bir cümle kurmanız gerekse, o cümle ne olurdu?
En önemli neden, kedi sahiplerinin kedilerinin ihtiyaçlarının gerçekten anlaşıldığından emin olmak istemesi. Çünkü bir kedi oteli yalnızca geçici bir konaklama alanı değildir; kedinin kendini güvende hissettiği, sakinliğini koruyabildiği ve saygı gördüğü bir alan olmalıdır.
Sahipler, kedilerinin burada sadece bakıldığını değil; gözetildiğini, anlaşıldığını ve önemsendiğini bilerek gönül rahatlığıyla ayrılabilmeli.
