Eskişehir’in köklü mahallelerinden Kalkanlı Mahallesi’nde doğan Sabri Eren Ermağan’ın hikâyesi, bu şehrin ruhunu yansıtan tanıdık bir yolculuk. Tatar kültürünün hâlâ canlı olduğu, emeğin ve dayanışmanın merkezde yer aldığı bu mahallede büyüyen Ermağan, çocukluk yıllarından itibaren hem köklerine hem de Eskişehir’e güçlü bir bağ kurdu.
Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra kamu kurumlarında Teknik Şef Mühendis olarak görev aldı. Edindiği deneyimi girişimcilikle birleştirerek 2021’de Setra LTD.’yi, 2022’de ise STR.AGRİ’yi kurdu. Raylı sistemler ve elektromekanik tarım makineleri alanlarında üretim ve taahhüt işleri yürüten Ermağan, aynı zamanda doğup büyüdüğü mahallede modern yöntemlerle zirai üretimi sürdürmeye devam ediyor.
Onu Eskişehir’de tanıyanlar için bir diğer önemli kimliği ise Işıkspor. Eskişehir’in ilk mahalle takımlarından biri olan Işıkspor’la yolu, çocuk yaşlarda babasının öncülüğünde kesişti. O günlerde formasını giydiği kulübe bugün başkan olarak hizmet ediyor; geçmişle bugünü, mahalle kültürüyle yöneticiliği aynı çizgide buluşturuyor.
Kent Dergi’nin Eskişehir’in İlkleri dosyasında bu sayımızda; mühendisliği, girişimciliği, toprağa bağlılığı ve spora duyduğu tutkuyu bir araya getiren Sabri Eren Ermağan ile, Işıkspor’un mahalleden kente uzanan hikâyesini konuşuyoruz.

Kulübünüzün kuruluş hikâyesi nedir ve ‘Türkiye’nin ilk mahalle takımı’ olduğu yönündeki iddia doğru mu? Varsa başka hangi ‘ilk’e sahip olduğunu bizimle paylaşır mısınız?
Işıkspor, 1938 yılında Kırım Tatarları tarafından, dönemin imkânları ve mahalle ruhu içinde gayri federe olarak kurulmuş bir kulüp. Resmî bir kimliği olmamasına rağmen, sporun birleştirici gücü ve mahalle dayanışmasıyla yıllar boyunca ayakta kalmayı başarmış; 2 Temmuz 1953’te tüzüğünü hazırlayarak resmî kulüp kimliğine kavuşmuştur.
Kulübün adı, Kırım Tatarları’nın yoğun olarak yaşadığı Işıklar Mahallesi’nden gelir. Açık mavi ve sarı renkler ise Kırım Bayrağı’ndan esinlenmiş; bu tercih, köklerle kurulan bağın sahaya ve formaya yansıması olmuştur.
Türkiye’nin ilk mahalle takımı olduğunu iddia etmek doğru olmasa da, Eskişehir’de kurulan ve bugün hâlâ faaliyetini sürdüren en eski üç kulüpten biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Eskişehir Demirspor (1930), Eskişehir Altayspor (1932) ve Işıkspor (1938), kentin spor hafızasını oluşturan en köklü kulüpler arasında yer alır.
Bugün Işıkspor’un değeri, yalnızca sportif sonuçlarla değil; geçmişten bugüne taşınan bu kültürel ve tarihsel mirasla anlam kazanmaktadır.
Işıkspor’un Kırım Tatar kültürü ve Işıklar Mahallesi ile bağları kulübü nasıl şekillendirdi? Bu kültürel mirasın kulüp üzerindeki etkilerini anlatır mısınız?
Kırım Tatar kültürü; dayanışma, aidiyet ve birlikte hareket etme anlayışı üzerine kuruludur. Işıkspor da bu kültürel zeminden beslenerek, mahallede yaşayan Kırım Tatarlarının ortak emeğiyle ortaya çıkmıştır. Kuruluşundan itibaren yalnızca sportif başarıyı değil; gençleri bir araya getiren, onları kötü alışkanlıklardan uzak tutan güvenli bir sosyal alan olmayı amaçlamıştır.

Özellikle 1930’lu, 40’lı ve 50’li yıllarda, örgütlü sosyal yapıların sınırlı olduğu bir dönemde Işıkspor, mahalle için doğal bir buluşma noktası hâline gelmiş; saha kenarları ve kulüp çevresi sohbetin, dayanışmanın ve ortak hafızanın mekânı olmuştur. Bu yönüyle kulüp, bir spor organizasyonunun çok ötesinde anlam taşımıştır.
Işıkspor’un asıl gücü; kupalardan ziyade mahallede kurduğu bu güçlü bağda, kuşaktan kuşağa aktarılan aidiyet duygusunda ve birlikte üretme kültüründe yatmaktadır.
Amatör liglerde faaliyet gösteren bir kulüp olarak altyapı ve genç yetenekleri nasıl keşfedip yetiştiriyorsunuz? Sınırlı kaynaklarla nasıl mücadele ediyorsunuz?
Işıkspor, amatör liglerde mücadelenin getirdiği sınırlı imkânlarla yoluna devam ediyor. Kulübe ait bir tesisin bulunmaması, altyapı çalışmalarını zorlaştıran en önemli etkenlerden biri; bu nedenle bugün altyapıda istenilen noktada olunduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil.

Geçmişte Işıkspor’da yetenek keşfi, büyük ölçüde mahalle temelli ilerliyordu. Işıklar Mahallesi ve çevresindeki okullar, sahalar ve sokaklar kulüp için doğal bir sporcu kaynağıydı. Antrenörler ve gönüllüler, mahallede futbol oynayan çocukları yakından takip ederek yetenekli gençleri kulübe kazandırıyordu.
Bugün ise bu yapı değişmiş durumda. Yerel bağlara dayalı keşfin yerini, Eskişehir amatör futbol havuzundan gelen sporcularla yol alma anlayışı aldı. Mevcut koşullarda bu model sürdürülebilirlik sağlasa da, hedefimiz imkânlar oluştuğunda yeniden mahalle temelli ve altyapıya dayalı yapıyı güçlendirmek.
Işıkspor için altyapı; sadece sporcu yetiştirmek değil, kulübün kültürünü, mahalle ruhunu ve aidiyet duygusunu geleceğe taşımak anlamına geliyor.
Sınırlı kaynaklarla nasıl mücadele ediyorsunuz?
Bugün finansal anlamda ayakta kalabilmek ve kulübü sürdürülebilir bir yapıya kavuşturabilmek için, başta üyelik aidatlarımız olmak üzere Kırım Tatar camiasının verdiği destekten güç alıyoruz. Bunun yanı sıra, yine Tatar iş insanlarımızla yaptığımız sponsorluk anlaşmaları sayesinde kulübün ekonomik imkânlarını adım adım güçlendirmeye çalışıyoruz.

Bu dayanışma, Işıkspor’un temsil ettiği kültürel kimliğin, sahiplenme duygusunun ve “birlikte ayakta kalma” anlayışının da güçlü bir yansıması. Kulübümüzü bugünlere taşıyan en önemli unsurlardan biri de tam olarak bu ortak emek ve dayanışma ruhu.
Gelecek hedefleriniz nelerdir? Işıkspor’u Süper Amatör Lig’in ötesine taşıma planlarınız var mı ve bu yönde yapmayı planladığınız projeler nelerdir?”
Geleceğimizi, geçmişten gelen sağlam temeller üzerine kurmamız gerektiğine inanıyorum. Bizden önceki yönetimlerin bıraktığı emeği devralan genç ve vizyon sahibi Tatar yöneticiler olarak, bayrağı devredeceğimiz yeni kuşaklara Işıkspor sevgisini ve aidiyetini aktarmayı öncelikli görüyoruz.
Göreve geldiğimiz günden bu yana belirlediğimiz planlara sadık kalarak ilerliyoruz. Özellikle U12 ve U18 liglerine odaklanıyor, altyapı çalışmalarımız için özel olarak görevlendirilmiş yöneticilerle geleceği inşa etmeye çalışıyoruz.
A takımda ise geçtiğimiz sezon elde ettiğimiz şampiyonluk ve üst lige çıkma başarısını sürdürülebilir kılmak, önümüzdeki yıllarda BAL ve 3. Lig’de Işıkspor flamalarını dalgalandırmak en büyük hedefimiz.
